Bugün 01 Ağustos 2011 Pazartesi 16:39

Sıfır sermayeyle ilk yılda hizmet sektöründe 1 milyon ciro

Girişimcilere uygun maliyetle başta ofis olmak üzere farklı imkanlar sunan kuluçka merkezinde OXİ Enerji Ticaret Limited Şirketi’ni kurdular.

2015-06-29 tarihinde eklendi.
Türkiye’de enerji maliyetleri, rekabet edilen birçok ülkeye göre çok fazla. Bu durum bir tarafa, elektrik faturalarında maliyeti artıran bazı kalemler var. Çok tartışılan TRT katkı payından bahsetmiyorum. Bilmeden ya da önlem alınmadığı için ödemek zorunda kalınan bir kalem daha var.
Aktif-reaktif elektrik kullanım bedeli denilen, bir tüketim bedeli. Teknik adı, ‘kompanzasyon’…  
Çok teknik bilgi vermeme gerek yok. Belli bir gücün üzerinde elektrik enerjisi tüketimi olan tüm sanayi kuruluşları başta olmak üzere AVM’ler, hastaneler, iş merkezleri, tükettikleri elektrik enerjisini kompanze etmek zorundalar. Kompanze edilmiş elektrik tüketmezlerse şebekede güç kayıplarına neden oluyor.  Üretim ve dağıtım kapasitesi azalıyor. Daha önemlisi ceza ödemek zorunda kalınıyor. Üstelik bu cezalar elektrik faturalarının önemli bölümünü oluşturuyor. Pek çok tüketici de farkında bile olmadan bu cezayı ödüyor.
Ama asıl meselem bu değil.
Konuyla ilgili bir girişimcilik öyküsü aktaracağım.
Gürtan Ergene ve Ahmet Alper Kunt, bundan iki yıl önce bir sanayi kuruluşunun finansman ve ar-ge bölümlerinde çalışıyorlardı. İstifa ettiler ve elektrik mühendisi bir arkadaşlarını da yanlarına alarak, girişimciliğe adım atmaya karar verdiler. KOSGEB’ten girişimcilik kursu aldılar. Hiç sermayeleri yoktu. KOSGEB’in kursuna devam ederken, Adana İŞGEM’in varlığından haberdar oldular. Girişimcilere uygun maliyetle başta ofis olmak üzere farklı imkanlar sunan kuluçka merkezinde OXİ Enerji Ticaret Limited Şirketi’ni kurdular. 
Mühendis ve finansçı elbirliği ile kurdukları şirket, ileri teknolojiye yönelik teknik altyapıları ve kendi geliştirdikleri yazılımlarla kompanzasyon takibi yapmaya başladı.
Şirket, üstelik bu alanda yenilikleri de bünyesine ekledi. Uydudan jeneratör kontrol ve takibi, uydudan kepenk açma – kapama ve takibi gibi…
Şimdi, ülkemizin büyük bankalarının, Türkiye genelindeki tüm şubelerinin elektrik kompanzasyon takibini bu şirket yapıyor. Jeneratörlerinin mazot seviyesinden, devreye girip çıkmasına, elektrik sistemlerindeki voltaj seviyelerinden çektikleri akımlara kadar uydudan takip ediliyor. Kepenkleri Adana İŞGEM’den basılan tuşla kapatılıp açılabiliyor ve kepenk durumları sorgulanabiliyor.
Az sayıda bir kadroyla bu şirket, 2014 yılını 1 milyon lira ciro ile kapattı.
OXİ Enerji Yönetici Ortağı Gürtan Ergene’yi dinlerken mutluluktan neredeyse uçacaktım. ‘Makinalar Arası İletişim’ (M2M) alanı başta olmak üzere yazmama sözü ile üzerinde çalıştıkları onlarca projeyi dinlerken gurur duydum. Yaptıkları, anlattıkları,  Google’nin, Facebook’un ortaya çıkış öykülerine o kadar benziyordu ki… 
Ergene’nin hedefinde öncelikle 2018 yılına kadar 10 bin izleme sayısına ulaşmak, Türkiye’nin dört bir yanına bayilikler verme var. Sonrasında benzer hizmeti Avrupa’da verebilmeyi hedefliyorlar. Teknolojiyle kazandıkları parayı tekrar farklı teknolojik alanlara yatırım yaparak büyümek istiyorlar. Özellikle izlenen makinelerden gelen verilerin muazzam adetlerde olması, onları “Büyük Veri Analizi” (Big Data Analsys) konusunda teknolojiler üretmeye teşvik ediyor. M2M sektörünün asıl geleceği de işte bu analizlerde yatıyor. 
Örneğin, 31 Mart’ta ülkemizde neredeyse her yerde elektrik kesintisi gerçekleşti. Bu kesintinin işletmelere maliyeti Türkiye genelinde bir türlü hesaplanamadı. Ama, en temelde elektrik kesintilerinde çalışan jeneratörlerin tükettiği yakıtı hesaplayıp raporlamak, OXI sistemlerinde 5 dakika almadı. OXI’nin takibindeki müşterilerin tamamı o afet gününü problemsiz geçirdi. İşte yeni projeler bu veriler üzerine kurulduğunda gerçekten maliyet düşüşleri sağlanıyor. Projeleri gerçek veriler üzerine kurduğunuzda, sistemi izlemeye devam ettiğinizde, projenin başarısını da ölçebilir hale geliyorsunuz.
Çok uzaktaki hedef değil 2019’da şirketini halka açmayı hedefleyen Ergene ile arkadaşları İlker Uz ve Ahmet Alper Kunt’la gurur duydum.
İşte Adana için gerekli olan böyle şirketler.
Katma değeri yüksek, sadece bir kenti değil ülkeyi geleceğe taşıyacak şirketler bunlar.
Peki, kısa sürede böylesine teknoloji yoğun bir sektörde başarı sağlayan şirket sayısı nasıl artıralabilir?
Elbette, ilgiyle, destek olarak ve motivasyonlarına katkı sağlayarak.
KOSGEB, TUBİTAK gibi kuruluşlar bu şirketleri belirli çerçevede destekliyor. Ama fark yaratmak ve daha hızlı mesafe kat etmek için esas olan kent yöneticilerinin,  meslek odalarının bu şirketlerin yanında olması şart.
Onların ar-ge’lerine, tanıtımlarına katkı sağlamak için destekte adeta yarışılmalı. Ortak projeler geliştirmek için imkan sağlanmalı.
Her şeyden önce bu şirketlere, bu yönde adım atan girişimcilere ‘yanınızdayız’ denerek motivasyon desteği sağlamak bile kenti bam başka bir platforma taşıyabilir.
Yapalım bunu. 
 

Diğer Başlıklar