Bugün 01 Ağustos 2011 Pazartesi 16:39

Adana, silikon vadisi olma fırsatını nasıl kaçırdı?

Refleks Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Mehmet ULUĞTÜRKAN köşe yazısında Adana İşgem'i mercek altına aldı.

2014-09-12 tarihinde eklendi.

 Adana, silikon vadisi olma fırsatını nasıl kaçırdı? 

 

Yıl 2004. 
İstatistikler, Türkiye’nin işsizlik oranı en yüksek kentinin Adana olduğunu gösteriyor. 
Dönemin Adana Sanayici ve İş Adamları Derneği bugünün, TÜRKONFED Başkanı Süleyman Onatça. Her gün kapısını iş için çalan üniversite öğrencilerine mahcup. Aralarında kamu yönetimi mezunu olup sekreterliğe başvuranlar var. 
Onatça, “Mutlaka bir şeyler yapmamız lazım” diyor. Gözüne kestirdiği sektör bilişim. 
Tam da bu sırada KOSGEB Adana Müdürü arıyor. Dünya Bankası fonu, Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı koordinasyonunda KOSGEB kanalıyla kente bir İş Geliştirme Merkezi (İŞGEM) kazandırılabileceğini söylüyor. Proje ihalesinde zamanın kısıtlı olduğunu, kurulacak İŞGEM’e öncelikle mekan bulunması gerektiğini ekliyor. 
Onatça, Adana’nın Ağustos sıcağında kurulmasını arzu ettiği İŞGEM’e mekan arıyor. Ekonomik olması lazım, kent merkezine çok uzak olmasın derken Adana Büyükşehir Belediyesi’ne ait Kocavezir İş Merkezi’nde atıl konumdaki otoparkın bir bölümü uygun bulunuyor. Onatça, dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı  Aytaç Durak’ı arıyor. Durak, “Sizin imzanız olacaksa verdim gitti” jesti yapıyor. 
Özetle, ADSİAD ihaleye 4 gün kala hazırlıklarını tamamlıyor. Yeni girişimcilerin iş kuracağı, gelişme sağlayacağı Türkiye’nin bilişim konulu ilk İŞGEM projesi böylece hayata geçiriliyor. Atıl otoparktan modern iş merkezi ortaya çıkarılıyor. İnşaat, prosedürler derken meşakkatli bir yol geçiliyor. Böylece bilişimin özellikle yazılım alanında, projesi, yeteneği olan gençlerin girişimci olmalarına, istihdam edilmelerine imkan sağlanmış oluyor. 
Burada yer almaya hak kazanan genç patronlara, çalışma arkadaşlarına eğitimler veriliyor, finansa erişimlerinde destek mekanizmaları çalıştırılıyor, pazar bulmalarına yardımcı olunuyor, kısacası etkin bir koçluk yapılıyor. 
Uzatmayayım. Adana İŞGEM, paydaşlarının özverili gayretleri ve 874 bin lira hibe ile kuruldu. Bu paranın 160 bin lirası vergi olarak devlete ödendi. Trajikomik bir gelişme: İŞGEM Adana vergi rekortmenleri listesinde ilk 100’e girdi. Geçen 10 yılda buradaki genç girişimcilerin yarattığı katma değerden devlete ödenen vergi 8 milyon lirayı aştı. Dünyada bir kişiye istihdam yaratmak için gerekli ortalama yatırım maliyeti 50 bin dolarken Adana İŞGEM’de bu rakam 5 bin doları geçmedi. 
Bugüne kadar Adana İŞGEM’den 200’e yakın patron mezun oldu. Ortalama her yıl 200 istihdam sağlandı. Yeni girişimciler burada neler mi üretti? Eğlence merkezlerine oyun makine sistemleri, otobüs duraklarına araç takip sistemi, yerel yönetimlere muhasebe sistem yazılımları, hastane otomasyonları, CNC tezgah yazılımları, web tabanlı analitik bütçeleme yazılımı, epilasyon lazer sistemi sadece sayabildiklerimiz oldu. 
Bünyesindeki 145 dernekle Türkiye’nin en büyük iş dünyası STK’sı TÜRKONFED Başkanlığı görevindeki yoğunluğa rağmen Adana İŞGEM’in başarısı için yoğun çaba sarfeden Süleyman Onatça ve ekibine ülkemize böylesi bir kurumu kazandırdığı için şükran borçluyuz.
Adana İŞGEM bir başarı hikayesi mi? Evet. 
Daha başarılı olabilir miydi? Kesinlikle evet. 
Daha başarılı olunamayıştaki kusur kimlerde? Bunu irdelemekte yarar var. 
Bir, kamu.
Böylesi bir merkeze rekortmen yapacak kadar vergi almak neyin nesi? Tam tersine böylesine kıt kaynaklarla yüksek katma değer üreten kuluçka merkezlerinden en azından ilk yılında hiç vergi alınmasa devletin bütçesi mi çökerdi? 
İki, yerel yönetimler.
Kentteki tüm kamu kuruluşları yazılım, donanım, elektronik ürün ve hizmet ihtiyaçları satın alımında İŞGEM’deki yeni girişimcilere pozitif ayrımcılık yapamaz mıydı? 
Üç, özel sektör.
Hastanelerden eğitim kuruluşlarına, sanayiden tarım sektörü temsilcilerine şirketlerimiz mal ve hizmet teminlerini Adana İŞGEM’den sağlamaya özen gösterse, bunu bir sosyal sorumluluk projesi olarak görse fena mı olurdu? 
Dört, finans kuruluşları.
Özellikle bankalar, girişimci yetişen bu kuluçka merkezlerine kör baktı. Kredi vermekte ağırdan aldılar, hatta vermediler. Genç girişimcilerin projelerini teminat saysalar onları finans açısından zenginleştirseler, ipotek şartında esnek davransalar çok mu zararlı çıkarlardı?   
Beş medya.
Yani bizler... İŞGEM’i ve burada özellikle yenilikçi girişimcileri yakın markaja alabilirdik. Daha teşvik edici haberler üretirken buradaki firmaların tanıtımına katkı sağlasak, iş hacimlerini artırsak ne olurdu? 
10 yılda Adana İŞGEM kendi çabalarıyla ayakta kalmayı başardı. Çok geç değil. İhmalkarlıklara, kusurlara hemen son verebiliriz. Zor kazandığımız, güç ayakta tuttuğumuz bu değere hak ettiği kadar sahip çıkarsak bir silikon vadisine de biz sahip oluruz. 
Yapalım bunu.

Diğer Başlıklar